Toparlanıyoruz

Bir başbakan, özel/kamusal yaşam sapla saman…

Hüseyin Özgürgün

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Adli kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.’ Özel hayatın gizliliği kuralı anayasamızda bu şekliyle belirlenmiş bir haktır.

Yine de bir toplumda görevleri gereği sürekli olarak halkın karşısında olan siyasiler her hareketlerinin konuşulacağı, sorgulanacağı bilinci içerisinde bu görevlere soyunmuşlardır. Beş dönemdir milletvekili olan Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün de şüphesiz her birey gibi özel hayatının gizliliğini talep etme hakkı vardır. Ancak halka karşı kamusal yaşamındaki sorumluluklardan ‘özel hayatın gizliliği’ mazereti arkasına saklanarak kaçınması doğru değildir ve mümkün olmamalıdır.

Sayın Özgürgün henüz yakın geçmişte kamusal yaşamında hesapverebilir ve dürüst bir liderden beklenmeyecek bir davranışta bulunan bir başbakan mıdır? Ne yazık ki evet! Öyle ki, 7 kişilik bir heyetle kızının mezuniyetine katılmak için devlet imkanlarını kullanması ve devletin kasasından yaklaşık 16bin TL harcaması Nisan 2017 tarihinde Ombusman tarafından belirlenmiştir. Gelişmiş demokrasilerde istifayı gerektirecek yeterli bir skandal olabilecek bu açıklamadan, KKTC’de yaşadığına şükrederek ders çıkartmak yerine başbakanın yaptığı savunmanın ‘özel hayatın gizliliği’ esasından değil, Ombudsman’ın ‘yetki aşımı’ iddiasıyla olduğunu da unutmayalım. Sonuçta Sayıştay’ın bu konuda herhagi bir inceleme yapmama kararı ve Hukuk Dairesi (Başsavcılık) tarafından bir soruşturma yapılmamasıyla bu konu da birçoğumuz tarafından ‘Bir KKTC klasiği’ denilerek normalleştirilmiş ve malesef unutulmuştur.

Gündemde dolaşan ve çok da bir yeniliği kalmayan iddialar başbakanın boşanıp boşanmayacağı, kimle beraber olduğu, çok yüksek fiyata bir ev alıp almadığı üzerinedir. Kanımızca bu tartışmaların bir kısmı özel hayatın gizliliği esasından aslında bizleri pek de ilgilendirmemektedir. Ancak başbakan milletvekili ve bakanlık maaşıyla böyle bir mal alımına gitmiş olması durumunda, böyle bir alışverişi nasıl gerçekleştirdiğini açıklamakla ve halkı bu konuda ikna etmekle yükümlüdür. Yine böyle bir alışveriş söz konusu değilse, gündemin bu konuyla işgal edilmesini engellemek de kendi elindedir. Çünkü toplum çıkarları düşünüldüğünde dürüst ve hesapverebilir bir liderin benimseyeceği en doğru tavır budur.

Bu sebeple, başbakanı kamusal hayatındaki sorumlulukları hatırlayarak, bu konuda gerekli adımları atmaya davet ederiz. Kaldı ki “Bizim hesap vereceğimiz halktır” sözleri yine kendisine aittir.

Buyurun Sayın Özgürgün…

Comments

comments

Yazar Hakkında Tüm yazıları gör

Toparlanıyoruz