Toparlanıyoruz

Arşiv - Aralık 2017

Hüseyin Özgürgün Mal Bildirimi Yasası Hakkında Ne Dedi?

Hüseyin Özgürgün

Toparlanıyoruz Hareketi (Temiz Toplum Derneği) olarak bundan yaklaşık üç hafta önce Başbakan Özgürgün’ün özel hayatıyla ilgilenmediğimizi, ancak kamuoyuna yansıyan malvarlığıyla ilgili iddiaları yanıtlamak zorunluluğu olduğunu hatırlatmıştık. Aradan geçen sürede, benzer talepler diğer sivil toplum örgütlerinden ve siyasilerden gelmiş olsa da başbakan herhangi bir açıklama yapmak yerine sessiz kalmayı tercih etmiştir. İddiamız şudur ki, bugün hangi sebeple olursa olsun sessizliğini bozmaktan aciz kalan Hüseyin Özgürgün’e en güzel cevabı ve de ne yapması gerektiğini yine kendisi söyleyebilir.

2008 yılında Meclis’te görüşülen ve kabul edilen Mal Bildiriminde Bulunma Yasası tartışılırken, Hüseyin Özgürgün ne demişti?

Özgürgün, gizli olarak beyan yapılmasına karşı çıkmış, mal bildiriminin açık olarak yapılması gerektiğini söylemişti: ‘Ben bunu yapacaksam direkt olarak kamuoyuna yapmam lazım. Yani kamuoyuna seçildiğim gün, onaylandığım gün veya o göreve atanacak olanlar için atandığı gün açık bir şekilde çıkacak ve diyecek ki benim malım şu, şu, şudur ve bunu açıklayacak gayet açık bir şekilde’ diyen Özgürgün, ‘Bir de görevi süresince ve görevi sonunda eğer bu malların varlığında değişiklik olacaksa onları işte o zaman herkes bilecek’  demişti.

Özgürgün neden böyle konuşuyor?

Kendi ağzından dinleyelim… ‘Çünkü milletvekili özellikle halk tarafından seçiliyor. Patronu halktır. Benim patronum halktır. Sizin, hepimizin patronu halktır. Bize ancak halktan bu konuda bir tepki gelebilir ve halka karşı biz sorumluyuz. Dolayısıyla benim bunu bir yere gizli şekilde vermem doğru değil.’

Patronu halk olan Özgürgün başka ne diyor?

herkesin bunu atandığı gün, seçildiği gün kamuoyuna ayrıca açık bir şekilde yazıp, açıklaması lazım ve görevi süresince de bu mal varlığının anormal şekilde değişip değişmediğini halkın takip edebilmesini veya ilgili kimse, çünkü bu açık açık yapılması lazım gerekir.’.

 İşte 2008’in muhalif milletvekili Özgürgün:

eğer ben milletvekili adayı olacaksam açık olmam lazımdır. O gün, seçildiğim gün de bileceğim ki bütün mal varlığımı dökeceğim insanların önüne. Ona göre aday olmaya da karar vermem lazım’.

 

Haksız mı? Yüzde yüz haklı!

 

Özgürgün’ün pratik önerileri nedir?

milletvekilleri en mühimi ben, milletvekili olarak bunu seçildiğim gün direk olarak yazarım, bir gazeteye de basarım, kamuoyuna derim ki benim mal varlığım budur. Onu da bir şekilde ilan ederim, görevim süresince de bunun değişip değişmediğini herkes takip eder ama bunu bileceğim ki aday olacağım gün hem mal varlığımı dökmek zorunda olacağım, hem de mal varlığım eğer ciddi şekilde değişikliğe uğrarsa görev yaptığım sürece, herkes bunu fark edecek. O zaman ben gerçekten bu işi yapmış olurum.’

 

İşte kendi ağzından dönemim muhalefet milletvekili, bugünün Başbakan’ı Hüseyin Özgürgün.

Gündüzle gece arasında bile bu kadar fark belki de yoktur!

 

 

Kaynak: KKTC Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul Tutanakları, Dönem VI, Yıl 4, 56. Birleşim 05/05/2008, sayfa 3092.  (http://www.cm.gov.nc.tr/Tutanaklar.aspx )

 

Bir başbakan, özel/kamusal yaşam sapla saman…

Hüseyin Özgürgün

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Adli kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.’ Özel hayatın gizliliği kuralı anayasamızda bu şekliyle belirlenmiş bir haktır.

Yine de bir toplumda görevleri gereği sürekli olarak halkın karşısında olan siyasiler her hareketlerinin konuşulacağı, sorgulanacağı bilinci içerisinde bu görevlere soyunmuşlardır. Beş dönemdir milletvekili olan Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün de şüphesiz her birey gibi özel hayatının gizliliğini talep etme hakkı vardır. Ancak halka karşı kamusal yaşamındaki sorumluluklardan ‘özel hayatın gizliliği’ mazereti arkasına saklanarak kaçınması doğru değildir ve mümkün olmamalıdır.

Sayın Özgürgün henüz yakın geçmişte kamusal yaşamında hesapverebilir ve dürüst bir liderden beklenmeyecek bir davranışta bulunan bir başbakan mıdır? Ne yazık ki evet! Öyle ki, 7 kişilik bir heyetle kızının mezuniyetine katılmak için devlet imkanlarını kullanması ve devletin kasasından yaklaşık 16bin TL harcaması Nisan 2017 tarihinde Ombusman tarafından belirlenmiştir. Gelişmiş demokrasilerde istifayı gerektirecek yeterli bir skandal olabilecek bu açıklamadan, KKTC’de yaşadığına şükrederek ders çıkartmak yerine başbakanın yaptığı savunmanın ‘özel hayatın gizliliği’ esasından değil, Ombudsman’ın ‘yetki aşımı’ iddiasıyla olduğunu da unutmayalım. Sonuçta Sayıştay’ın bu konuda herhagi bir inceleme yapmama kararı ve Hukuk Dairesi (Başsavcılık) tarafından bir soruşturma yapılmamasıyla bu konu da birçoğumuz tarafından ‘Bir KKTC klasiği’ denilerek normalleştirilmiş ve malesef unutulmuştur.

Gündemde dolaşan ve çok da bir yeniliği kalmayan iddialar başbakanın boşanıp boşanmayacağı, kimle beraber olduğu, çok yüksek fiyata bir ev alıp almadığı üzerinedir. Kanımızca bu tartışmaların bir kısmı özel hayatın gizliliği esasından aslında bizleri pek de ilgilendirmemektedir. Ancak başbakan milletvekili ve bakanlık maaşıyla böyle bir mal alımına gitmiş olması durumunda, böyle bir alışverişi nasıl gerçekleştirdiğini açıklamakla ve halkı bu konuda ikna etmekle yükümlüdür. Yine böyle bir alışveriş söz konusu değilse, gündemin bu konuyla işgal edilmesini engellemek de kendi elindedir. Çünkü toplum çıkarları düşünüldüğünde dürüst ve hesapverebilir bir liderin benimseyeceği en doğru tavır budur.

Bu sebeple, başbakanı kamusal hayatındaki sorumlulukları hatırlayarak, bu konuda gerekli adımları atmaya davet ederiz. Kaldı ki “Bizim hesap vereceğimiz halktır” sözleri yine kendisine aittir.

Buyurun Sayın Özgürgün…