Toparlanıyoruz

5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası Değişiklikleri

me-02

Seçim Sistemleri, seçmen tarafından kullanılan geçerli oyların sandalyelere nasıl dönüştürüleceğini belirleyen teknik usullerdir.[1] Bu anlamda,  KKTC’de “tercih edilen” D’Hondt sisteminde bu hesaplamanın nasıl yapıldığına bu yazıda değinmem mümkün değildir. Burada sadece Seçim ve Halk Oylamasında getirilen bazı yeni düzenlemelerle ilgili az da olsa yorum yapmaya çalışacağım.

Erdoğan Teziç’in de deyimiyle “en iyi seçim sistemi hangisidir” sorusuna verilebilecek bir yanıt yoktur. Çünkü tercih edilen seçim sistemi bir siyasi tercih meselesidir ve mutlaka belirli bir amacı koruma gayesi güder.

Seçim sistemleri dendiğinde akla ilk olarak gelen, “temsilde adalet” ve “yönetimde istikrar” kavramlarıdır.[2] Bu ilkelerden hangisine ağırlık verilirse, diğeri geri plana itilir. Yani ideal olan bu iki ilkeyi birbirine mümkün olduğunca yaklaştırmaktır. Bu noktada akla bizim sistemimizde de uygulanan %5’lik genel baraj gelmektedir. Genel ülke barajının her zaman için anayasaya aykırılık oluşturmayabileceği söylenebilir. Örneğin; Türkiye Anayasa Mahkemesi, sistemin doğasından kaynaklanan barajların, olağan dışı ölçülere varmadıkça kabul edilebileceğini ifade etmektedir. Bu anlamda, Anayasa Mahkemesi Türkiye’deki %10’luk barajın “yönetimde istikrar” ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmiştir.[3] Ne var ki Türkiye’deki bu barajın, temsilde adaletten uzaklaşmaya yol açtığı ve pratikte sakıncalara neden olduğu da bir gerçektir ve sıkça ifade edilmektedir. Ancak örneğin, yine Türkiye Anayasa Mahkemesi, her seçim çevresinde,  genel ülke barajına ek olarak getirilen ayrı bir çevre barajı bulunmasının “temsilde adalet” ilkesi ile bağdaşmadığını belirterek çevre barajını iptal etmiştir[4] Aslında burada çelişkili bir durumun varlığından ve yüksek olduğu söylenebilecek %10 barajının da “temsilde adalet” ilkesi ile bağdaşmadığından söz edilebilir.

KKTC Anayasası’nın 68. maddesinde seçimlerin serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm ilkelerine uygun olarak yapılacağı ve seçimlerle ilgili diğer kuralların yasa ile düzenleneceği belirtilmiştir. Yani, KKTC’de de bu esaslardan ayrılmamak şartıyla yasa koyucu, uygun göreceği bir seçim sistemini kabul etmekte serbesttir. Bu takdir hakkı nedeniyledir ki, yukarıda da değinildiği gibi, genel ülke barajının dahi her durumda, seçme ve seçilme hakkına bir aykırılık oluşturmayacağı görülmektedir. Ancak, seçim sistemi ile ilgili tercih yapılırken, ülkenin siyasi ve sosyal koşullarına, gerçeklerine ve yararlarına uygun olacak bir sistem tayin edilmelidir ve yasa koyucunun bu noktadaki tercih hakkı tamamen sınırsız değildir. Şöyle ki; seçmenlerin serbest irade açıklamasını tıkayacak bir seçim usulü belirlenmemelidir.

Bilindiği üzere, 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası’nda son yapılan değişikliklerle, kişisel çıkarlara endeksli siyaset biçimi yerine, kamuoyunu doğrudan ilgilendiren, toplumsal çıkarların ortaya konduğu yeni bir siyasal düzenin yaratılmasının hedeflendiği belirtilmiştir. Bu değişikliklerin istenilen sonucu verip vermeyeceği ile ilgili kesin bir yargıya varmak henüz mümkün değildir.

Değişikliğe göre, halen, Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele ve Lefke’de ayrı ayrı milletvekili kotaları varlığını sürdürmektedir, ancak seçmenler tüm bölgelerle ilgili oy kullanabilecektir. Tufan Erhürman’ın belirttiği üzere bu sistem mutlak tek liste değildir. Çünkü mutlak tek liste söz konusu olsaydı, tüm ülke tek seçim bölgesi olarak kabul edilecekti.[5] Yine Tufan Erhürman’ın basında yer alan açıklamasına göre mutlak tek listeye geçilse idi,  Güzelyurt ve İskele gibi küçük ilçelerden hiç milletvekili çıkmaması veya bugünkünden az sayıda milletvekili çıkması söz konusu olabilecekti.[6] Dolayısı ile, bu tercihin “temsilde adalet” ilkesine yaklaşmak maksadı ile tercih edildiği söylenebilir.

Yine, Yasa’nın 101. maddesinde yapılan değişikliğe göre, oyunu karma olarak kullanmak isteyen seçmen, hangi ilçeden aday olduğuna bakılmaksızın, en az 24, en fazla 50 adaya oy verebilecektir. Ancak, her ilçeden o ilçedeki aday sayısının en az yarısı kadar adaya oy verme zorunluluğu vardır. Şu an için Lefkoşa’da 16 aday, Mağusa’da 13 aday, Girne’de 10 aday, Güzelyurt’ta 4 aday, İskele’de 5 aday, Lefke’de 2 aday olacaktır ve belirtildiği gibi, seçmenler bu adayların tümü için oy kullanabileceklerdir. Bu bağlamda Mağusa’da 6, Lefkoşa’da 8, Girne’de 5, Güzelyurt’ta 2, İskele’de 2, Lefke’de ise 1 tercih yapılması gerekmektedir .

Belirtmek gerekir ki, bu maddeye göre, seçmenin aday sayısının yarısından az sayıda adaya oy verdiği ilçelerde kullandığı karma oylar geçersiz sayılacaktır. Ancak,  seçmenin, aday sayısının en az yarısı kadar adaya oy verdiği ilçelerdeki oyları geçerli kabul edilecektir. Diğer bir deyişle,  eğer seçmen karma oy kullanırken herhangi bir ilçede hata yaparsa o ilçedeki oylar geçersiz olacaktır. Bu husus zaten çok karmaşık olan oy kullanma yönteminde oyların tümünün geçersizliği yerine, doğru şekilde oy kullanılan ilçelerdeki oyların geçerli kabul edilmesine neden olacağından, nispeten de olsa olumlu bir düzenleme olarak getirilmek istenmiş olabilir.

Geçerli karma oyların toplamının 24’ün altına düşmesi halinde ise oy pusulası geçersiz hale gelecektir. Ancak deyim yerindeyse, bir oy pusulasının bir kısmının geçerli, bir kısmının geçersiz sayılmasının adaletsiz ve gerçek anlamda irade serbestisini etkileyen bir nokta olduğu söylenebilir.

Aynı maddeye göre, seçmenler, mühür artı tercih seçeneğinde, bu tercih hakkını kullanmak istediği her ilçede, o siyasal partinin listesinde bulunan adayların (kesirler hesaba katılmayacak şekilde) yarısı için oy kullanmak zorundadır. Burada en az 24 tercih kuralı söz konusu değildir; seçmenler dilerlerse, örneğin, sadece Lefke ve İskele adaylarının tam yarısına karşılık gelecek şekilde tercih yapabileceklerdir. Mühür artı tercih yapıldığında, tercihler hata yüzünden geçersiz sayılsa da mühür geçerliliğini koruyacaktır. Yani tercihler yarıdan az veya yarıdan fazla olursa, o ilçe veya ilçeler için tercihler geçersiz sayılacak, geçerli oy kullanılan ilçeler için ise tercihler ve mühür geçerli olacaktır.

Bağımsız adaylarla ilgili olarak da var olan düzenlemeye göre, seçmen bağımsız adayları seçerken  yine her ilçeden en az aday sayısının yarısı kadar oy kullanmak zorundadır. Yani seçmen bir bağımsız aday seçecekse, partilerden de karma oy kullanmak ve seçimini 23 tane partili adayla tamamlamak zorunda bırakılmıştır. Diğer bir deyişle, halen mevcut olan ve bağımsız adayların seçilmesini zor kılan düzenlemede de herhangi bir değişiklik yapılamamıştır. Buradaki düzenleme ile ilgili tercih nereden kaynaklanıyor olursa olsun, ideal ve/veya doğru olan, asgari sayıda oy kullanma zorunluluğu yerine tek bir adaya da oy verilebilecek bir düzenleme yapılması idi demek yanlış olmayacaktır. Nitekim tasarının komitede değiştirilmeden önceki halindeki düzenleme bu şekilde idi.

Görüldüğü gibi belli sayıda oy verme zorunluluğu (ki bu durum yasada yapılan değişiklikten önce de mevcuttu), genel olarak sadece bağımsızlar için değil tüm karma oy kullanımları için de esas alınmıştır. Bu noktada seçmen iradesine, demokratik hukuk devletine ve seçim sonuçlarına suni bir müdahalenin[7] varlığından söz edilebilir. Çünkü ana amaç, seçmen görüşünün yasama organına mümkün olduğunca yansıtılması olmalıdır. Diğer bir deyişle, değişikliğin, her ne kadar tartışmalı da olsa, seçme hakkının kullanılmasını örtülü bir şekilde sınırlandırdığı, hakkın özüne dokunduğu ve bu anlamda da ortada seçimlerin serbestliğine aykırı bir durum olduğu söylenebilir.

 

Meliz Erdem

 

[1] Teziç, E., Anayasa Hukuku, Beta Yayınları, 1998, s. 269

[2] A.g.e., s. 300

[3] E. 1995/54, K. 1995/59, 18.11.1995 tarihli karar

[4] Aynı karar

[5]http://www.gunlukkibris.com/HaberinDetayi?link=Erhurmandan_10_Maddede_Yeni_Secim_Yasasi

[6]http://www.gunlukkibris.com/HaberinDetayi?link=Erhurmandan_10_Maddede_Yeni_Secim_Yasasi

[7] Türkiye Anayasa Mahkemesi bir başka bağlamda bu ilkelere değinmiştir. Bkz. Uzeltürk, S., Türk Anayasa Mahkemesi Kararlarında Seçim Sistemleri, http://www.anayasa.gov.tr/files/pdf/anayasa_yargisi/anyarg23/uzelturk.pdf

 

Comments

comments

Yazar Hakkında Tüm yazıları gör

Toparlanıyoruz