Toparlanıyoruz

Arşiv - Şubat 2016

Hukuk Ayaklar Altına Alınmak İçindir! Öyle mi?

toparlanıyoruz

Asla değildir. Fakat halktan temsil yetkisini alan bazı seçilmişler hukuku ayaklar altına almaktan; kamu kaynaklarını kendi zümresine dağıtmaktan hiç çekinmemektedirler. İşte Mağusa Belediyesi eski  ve yeni başkanları Oktay Kayalp ve İsmail Arter bu sorumsuz siyasetçi profili için son örneklerdir. Gerek Oktay Kayalp gerekse İsmail Arter, İHALESİZ olan alım yetkilerinin 6000 TL ile sınırlandırıldığından habersizler miydi?

Habersiz olmalılar ki, Oktay Kayalp ayni hukuk ihlalini 778 defa; İsmail Arter ise 179 defa işlemişlerdir. Her iki Belediye Başkanı tarafından gerçekleştirilen bu hukuk ihlalleri neticesinde toplam 2 milyon 128 bin 267 lira 91 kuruş harcanmıştır.

Öte yandan Oktay Kayalp, MAGEM’e -ki kurucusu da kendileridir- makbuzsuz ve hibe yoluyla 1 milyon 83 bin Türk Lirası tutarında 41 defa katkı yapmıştır. Aynı şekilde şimdiki Belediye Başkanı İsmail Arter ise 10,000 TL kaynak sağlamıştır.

4 sene içerisinde usulüne aykırı bir şekilde 1,093,000 TL kaynak sağlanan MAGEM’in yönetimi konuyla ilgili bir açıklama yapmıştır. Yapılan açıklamada Mağusa Belediyesi ile bağların sonlandırıldığı dile getirilmiş ve Sayıştay raporunda bulgu yapılan usulsüzlüklerin sorumluluğu 14 Ağustos 2014 tarihinden önce görevde olan MAGEM yönetimine yüklenmiştir.

Tüm bunlara rağmen MAGEM’in, Mağusa’da bulunan diğer birlik/derneklerin adaletli ve hukuka uygun olarak yararlanabilecekleri bir kaynağı tek başına kullanmış olduğu gerçeği ortada durmaktadır.  Yönetenler sayesinde bir zümre kamu kaynaklarına istediği şekilde erişebilmiştir.

Daha önce söyledik, yine tekrarlıyoruz: Sayıştay raporlarında yer alan bulgular dikkate alınarak gerekli denetimler derhal gerçekleştirilmelidir. Hukuk Dairesi(Başsavcılık) ve Polis Genel Müdürlüğü geciktirmeden Sayıştay tarafından yapılan bulguların üzerine gitmelidir. Aksi takdirde, Sayıştay raporları “suç nasıl işlenir?” sorusunun cevabını veren birer kitapçık olarak addedilecektir.

Toparlanıyoruz Hareketi olarak, başta Mağusa Belediyesi eski başkanı Oktay Kayalp ve İsmail Arter’i hukuksuz işlemler yaptıkları için kınıyoruz. Kendilerini imza attıkları usulsüzlüklerin hesabını vermeye çağırıyoruz. Bu ülke insanı siz ve sizin gibi kamu kaynaklarını keyfi bir şekilde kullanan sorumsuz siyasetçilerin elinden çok çekmiştir. Biz kamu kaynaklarını kendi zümresine kolaylıkla ulaştıracak değil toplumun tüm kesimlerine adil olarak paylaştıracak yönetenler talep ediyoruz.

 

Toparlanıyoruz Hareketi

(Temiz Toplum Derneği)

CTP BG Kurultayı ve Siyasal Partiler Yasası’nın 51. Maddesi Hakkında Düşüncelerim

serkan

Dün Toparlanıyoruz Hareketi olarak yaptığımız bir yayında CTP BG, UBP ve TDP’nin 2015 yılı içerisinde gerçekleştirdikleri kongreleri sonrasında kesin hesaplarını henüz Yüksek Mahkeme Başkanlığı’na sunmadıklarını beyan ettik.

Bugün konuyla ilgili CTP BG Genel Sekreteri Tufan Erhürman’ın sosyal medya üzerinden yapmış olduğu bir açıklamayı okudum.

Tufan hocam, CTP BG’nin 14 Haziran’da yapmış olduğu kongrenin “olağan” değil “olağanüstü” bir kongre olduğunu; bu “olağanüstü kongre”nin gündeminin “genel başkan” ve “parti meclisi” seçimi olduğunu; bu kongrenin gündeminde “mali rapor sunulmasının” olmadığını; bu sebeplerden ötürü “kongreye sunulan bir kesin hesap örneği” olmadığını ve yine bu sebeplerle ilgili Siyasal Partiler Yasası’nın 51. maddesinde bulunan “kesin hesap sunma” zorunluluğu içerisinde olmadıklarını dile getirmektedir. Ayrıca adı geçen partilerin mali denetimleriyle ilgili yapılan yayını “yeterince araştırma yapmadan gündeme getirilen iddialar” olarak nitelendirmektedir.

Sevgili Tufan Erhürman tarafından yapılan bu beyanları dikkate alarak konuyla ilgili aşağıdaki düşüncelerimi paylaşma ihtiyacı duydum.

Doğrudur, CTP BG’nin 14 Haziran 2015 yılında gerçekleştirdiği kongre bir olağanüstü kongreydi. CTP BG, olağan kongresini ise 8 Aralık 2013 tarihinde gerçekleştirmiştir.

CTP BG’nin 14 Haziran 2015’te gerçekleştirdiği olağanüstü kongrenin gündemine kesin hesap sunulmasının dahil edilmediği ve bu yüzden mali rapor hakkında bir karar üretilmediği dile getirilmektedir. Ne var ki, CTP BG’nin 8 Aralık 2013 tarihinde gerçekleştirdiği OLAĞAN KONGRE ardından da Yüksek Mahkeme Başkanlığı’na yasal süre içerisinde mali rapor SUNULMAMIŞTIR.

Toparlanıyoruz Hareketi, 7 Şubat 2014 tarihinde yayınladığı bir bildiride UBP ve CTP BG’nin mali raporlarını Yüksek Mahkeme Başkanlığı’nın denetimine sunmadığını duyurmuştur. Yapılan bu yayının ardından Yüksek Mahkeme Başkanlığı 28 Şubat 2014 tarihinde CTP BG’ye gönderdiği bir yazı ile olağan kongresinde sunmuş olması gereken mali raporlarını talep etmiştir.

Dolayısıyla CTP BG, Tufan Erhürman’ın işaret ettiği olağan kongre sonrasında da yasal süre içerisinde yükümlülüğünü yerine getirmemiştir ve Toparlanıyoruz Hareketi’nin girişimi üzerine 31 Mart 2014 tarihinde Yüksek Mahkeme Başkanlığı’na denetlenmek üzere kesin hesabını sunmuştur.

Gelelim CTP BG’nin 14 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirdiği olağanüstü kongresinde, kongre gündemine mali rapor sunulması konusunun dahil edilmemesi durumuna…

Gerek 4 Kasım 2015’ten önce yürürlükte bulunan gerekse sözkonusu tarihten sonra yürürlüğe giren Siyasal Partiler Yasası “Genel Kongre”ye “kesin hesabı kabul ve merkez karar organını aklamak” yetkisini vermektedir.[1] Genel Kongre, ister olağanüstü bir şekilde toplansın isterse olağan bir şekilde toplansın bu yetkiye sahiptir. Peki CTP BG’nin “merkez karar organı” kimdir?

CTP BG tüzüğüne göre Parti Meclisi, en üst karar organıdır.[2] Dolayısıyla “Merkez Karar Organı”nın Parti Meclisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Merkez Yönetim Kurulu ise, Parti Meclisi tarafından kabul edilen bütçeyi uygulamaktadır.[3] Yine aynı tüzüğe göre Merkez Yönetim Kurulu’nun, Parti Meclisi tarafından onaylanan bütçeye göre harcama yapıp yapmadığı denetlenmesi gereken bir konudur.

CTP BG’in 14 Haziran 2015 tarihinde yaptığı olağanüstü kongrede sadece başkanını değil aynı zamanda parti meclisini ve dolayısıyla merkez yönetim kurulunu değiştirdiğini hatırlatmakta fayda görüyorum.

Hal böyleyken, yani CTP BG’nin merkez karar organı olan Parti Meclisi’nin değiştirilmesinden; bütçeyi uygulayan Merkez Yönetim Kurulu’nun değiştirilmesinden; ve aynı zamanda Siyasal Partiler Yasası’nın Genel Kongre’ye merkez karar organını(Parti Meclisi) aklama yetkisini verdiğini dikkate aldığımızda CTP BG’nin gerçekleştirdiği genel kongrede mali hesaplarını kongreye sunması gerekmiyor muydu? Bence gerekiyordu. Kanımca yasa tarafından uygulanması murad edilen bir uygulama CTP BG tarafından yerine getirilmemiştir.

Diğer taraftan, eğer böyle bir yasal düzenleme olmasaydı dahi, olağanüstü kongre yapılması suretiyle Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu değişikliği yapılmasının hedeflenmesi nedeniyle kongreye mali hesaplar sunulmalıydı diye düşünüyorum. Aksi takdirde,  Parti Meclisi’nin oluşturduğu bütçe nasıl denetlenecek ve/veya bütçeyi uygulayan Merkez Yönetim Kurulu’nun Parti Meclisi tarafından bütçe için çizdiği sınırlara uygun bir uygulama yapıp yapmadığı nasıl anlaşılacaktır?

Kıssadan hisse,

  1. CTP BG’nin esasen kesin hesaplarını sunması gerektiği ileri sürülen OLAĞAN KONGRESİ(8 Aralık 2013) var ya; işte ondan sonra da kesin hesaplar Yüksek Mahkeme Başkanlığı’na yasal süre içerisinde sunulmamıştır. Toparlanıyoruz Hareketi’nin girişiminin ardından ancak bir buçuk aylık bir gecikmeyle 31 Mart 2014 tarihinde sunulmuştur.
  1. Bana göre CTP BG 14 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirdiği OLAĞANÜSTÜ KONGRESİ’nde kesin hesaplarını sunmak ve değiştireceği Parti Meclisi ile Merkez Yönetim Kurulu’nu aklamakla yükümlüydü. Dolayısıyla bu yükümlülüğünü yerine getirmiş olsaydı, Siyasal Partiler Yasası’nın 51. maddesi gereği mali raporunu da Yüksek Mahkeme Başkanlığı’na yasal süre içerisinde vermek zorunda kalacaktı. Eğer ortada doğru dürüst araştırılmayan bir konu varsa bunun CTP BG’nin olağanüstü kongresinin gündemine kesin hesaplarını koymasının gerekliliği konusu olduğunu düşünüyorum.

 

Serkan Mesutoğlu

(Toparlanıyoruz Gönüllüsü)

Acaba Ne Zaman Toparlanacaksınız?

942809_804615272973721_8407603497974958377_n

CTP BG, UBP, DP ve TDP…

Meclis içerisinde toplumu temsil eden 4 parti.

2015 yılında oybirliği ile Siyasal Partiler Yasası’nı değiştirdiler.

Artık siyasal partiler için daha fazla denetim, daha fazla hesap verebilirlik olacak dediler.

Yani denetimi, hesap verebilirliği, hukukun üstünlüğünü önemsiyoruz mesajı verdiler.

Gerek eski gerekse değiştirilmiş haliyle Siyasal Partiler Yasası, siyasi partilere kongrelerinden sonra mali denetim yapılabilmesi için 2 ay içerisinde kesin hesaplarını Yüksek Mahkeme Başkanlığı’na sunmalarını emretmektedir.

4 parti arasından CTP BG, UBP ve TDP yine 2015 yılı içerisinde kongrelerini gerçekleştirdiler. CTP BG 14 Haziran 2015, UBP 31 Ekim 2015 ve TDP 20 Aralık 2015 tarihlerinde…

Peki sözkonusu siyasi partiler kongrelerini gerçekleştirdikten sonra kesin hesaplarını Yüksek Mahkeme Başkanlığı’na sundular mı? Toparlanıyoruz Hareketi olarak bilgi edinme başvurusu yaptık ve sorduk.

Bugün Yüksek Mahkeme Başkanlığı’ndan 3 partinin kesin hesaplarını sunmadığı yönünde cevap geldi.

Sorduğumuz sorular üzerine TDP milletvekili Zeki Çeler 20 Şubat’a kadar gerekli belgelerin Yüksek Mahkeme Başkanlığı’na verileceğini beyan etmişti. TDP’nin verdiği söze ve geçirdiği yasaya uygun davranmasını bekliyoruz.

CTP BG ve UBP için ise durum aynı değil. Çünkü CTP BG ve UBP 2 aylık süreyi geçirmiş durumda!

Siz hem daha fazla denetim, daha fazla hesap verebilirlik diyeceksiniz hem de değiştirdiğiniz yasaya aykırı davranacaksınız.

Çok merak ediyoruz: Acaba ne zaman toparlanacaksınız?