Toparlanıyoruz

12509370_794051820696733_8873792568009804190_n

Toparlanıyoruz Hareketi, Ulaştırma Bakanlığı’nın verdiği önerge üzerine 14 Ekim 2015 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararla ilgili Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı’nın sorduğu sorular sonrasında ortaya çıkan gelişmeleri endişeyle takip etmektedir.

Ombudsman Emine Dizdarlı’nın sorduğu sorular karşısında Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ilk andan beri takındığı tavır düşündürücüdür.

Belli ki, görevini hatasız ve kusursuz bir şekilde yaptığını düşünen Tahsin Ertuğruloğlu’nun sorulara anında, belgeleri ile cevap verebilime şansı elbette ki vardı. Toparlanıyoruz Hareketi olarak soruyoruz:

Tahsin Bey, Ombudsman’ın sorduğu sorulara teker teker cevap vererek hem yaptığı işin doğruluğunu hem de hesap verebilirlik konusundaki hassasiyetini ispatlama şansını neden elinin tersi ile itmiştir? Soruları kısaca, sağa sola sapmadan, kişileri itham etmeden cevaplamak çok mu zordur? Ombudsman’ı hedef almak yerine, sorulan sorulara cevap verilse konu derhal kapanmaz mıydı?

Konu çok basittir. Ombusman, görevinin gereği olarak, Ulaştırma Bakanlığı’na ve Bakanlar Kurulu’na 10 tane soru sormuştur. Ulaştırma Bakanı’nın sorulan sorulara cevap vererek halk nazarında güvenirliliğini artırma fırsatına sahip olmasına rağmen yaptığı açıklamalarla seviyesini giderek düşürmektedir. Kendisinden beklenen şeffaflık ve hesap verebilirlik yaklaşımından uzak, saldırgan bir görüntü çizmektedir. Ulaştırma Bakanı basın yoluyla yaptığı;

“Bu şirket Anastasiadis’in oğluyla arkadaş olsa muteber mi olacaktı? Erdoğan’ın oğlu ile arkadaş olması olumsuz bir özellik mi?”

“Belki ombudsmanın içinde, bizlerin bilemediği nedenlerden dolayı, KKTC makamlarıyla hesaplaşma sevdası vardır”

“Ombudsman kendini herşeyin üzerinde görüp, oturduğu yerden fetvalar vererek, sağı solu şaibelendirme, suçlama, kötüleme diye bir görevi olduğunu zannediyor”

“Ombudsman göreve geldiği günden beri bakan suçlamakla zaman geçiriyor”

”Belli ki siyasi nedenlerle birisi Ombudsmanı bu şekilde kullanmış oldu. Ombudsman benden özür dilemelidir” açıklamarıyla gaf üstüne gaf yapmaktadır.

Öte yandan Başbakan Ömer Kalyoncu’nun konuyla ilgili verdiği ilk beyanın anlaşılması çok güçtür. Bu beyan içerisinde Ombudsman’ın sorduğu sorulara hiçbir şekilde izahat verilmemiştir. Buna rağmen, yayınladığımız bildiride kendisinden açıklayıcı bir cevap almak konusunda ümidimizi koruduğumuzu beyan etmiştik. Ancak üzülerek görmekteyiz ki, Başbakan Ömer Kalyoncu, sessizliğini hala daha korumaktadır.

Uzun yıllar boş ve işlevsellikten uzak kalan bir makam eğer tekrardan iş yapıyor hale geliyorsa, bu takdir edilmesi gereken bir durumdur. Kınanacak veya görmezden gelinecek bir durum değildir. Ülkemizde değişim ve reformdan bahseden siyasiler, eski alışkanlıklarından vazgeçmeli, halkın karşısında her zamankinden daha fazla, daha açık ve hesap verebilir olmaya alışmak zorundadırlar.

Tüm bunlar ışığında, Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve Başbakan Ömer Kalyoncu’nun bu süreçte sergiledikleri yaklaşımların, siyasilere güven açısından, kendi hanelerine yazılmış birer eksi not olduğunu düşündüğümüzü ve kendilerinin bu yaklaşımlarıyla hatırlanacaklarını beyan ederiz.

Comments

comments

Yazar Hakkında Tüm yazıları gör

Toparlanıyoruz