Toparlanıyoruz

Arşiv - Ocak 2016

Toparlanıyoruz Hareketi’nden Tahsin Ertuğruloğlu Hakkında Meclis Soruşturması Dilekçesi

toparlanıyoruz

Toparlanıyoruz Hareketi, Ombudsman raporuna konu olan Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun 11 Milyon 250 Bin Amerikan Doları bedelindeki hizmet alımı ile ilgili olarak bugün K.K.T.C. Meclis’ine verdiği bir dilekçeyle ve Milletvekillerine gönderdiği mektuplarla meclis soruşturması başlatılması yönünde talepte bulundu.

Bir süre önce Toparlanıyoruz Hareketi tarafından milletvekillerine yapılan çağrıda Ombudsman raporunun içerisinde yer alan Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun

  • hizmet alımı veya elden teklif alımı yöntemlerini mevzuata aykırı bir şekilde uyguladığı;
  • raporda adı geçen şirketlerle arasındaki soru işareti bulunan bir tanışıklık ilişkisi olduğu;
  • sözkonusu şirketleri kamuoyuna tecrübeli olarak tanıtmasına rağmen aslında ortada böyle bir niteliğin bulunmadığı;
  • devleti temsilen ne idüğü belirsiz şirketlerden hizmet alınmasına karar verdiği;
  • aldığı karar neticesinde hizmet alımından doğacak bedelin kim tarafından ödenmesi gerektiğini düşün(e)mediği ve devleti potansiyel olarak maddi yükümlülük altına koyduğu

gerekçeleri nedeniyle meclis soruşturması yapılması talep edilmişti.

Milletvekillerinin görevinin yasa çalışmaları yapmanın yanında Hükümeti denetlemek olduğunu belirten Toparlanıyoruz Hareketi, meclis soruşturmasının Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’nde yer alan denetim araçlarından biri olduğunu belirtti. Hareket, hesap verebilirlik, şeffaflık ve hukukun üstünlüğüne önem veren milletvekillerinin bu aracı kullanarak denetim çarklarını çalıştırmalarının önemine değindi.

Öte yandan Toparlanıyoruz Hareketi, dün Sendikal Platform’un Polis Genel Müdürlüğü’ne giderek Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ombudsman raporuna konu olan işlemlerinin adli bir soruşturmaya tabi tutulması yönündeki girişimin desteklendiği belirtildi.

Toparlanıyoruz Hareketi, sivil toplumun yönetimde şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü talebinin gün geçtikçe arttığını ve böyle bir ortamda milletvekilleri tarafından toplum taleplerine hassasiyet gösterilmesinin temsiliyet açısından son derece önemli olduğunu; gerek Sendikal Platform’un adli soruşturma talebinin gerekse Meclis Soruşturması talebinden sonra oluşacak süreci dikkatli bir şekilde izleneceğini beyan etti.

Toparlanıyoruz Hareketi

 

12509370_794051820696733_8873792568009804190_n

Toparlanıyoruz Hareketi, Ulaştırma Bakanlığı’nın verdiği önerge üzerine 14 Ekim 2015 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararla ilgili Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı’nın sorduğu sorular sonrasında ortaya çıkan gelişmeleri endişeyle takip etmektedir.

Ombudsman Emine Dizdarlı’nın sorduğu sorular karşısında Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ilk andan beri takındığı tavır düşündürücüdür.

Belli ki, görevini hatasız ve kusursuz bir şekilde yaptığını düşünen Tahsin Ertuğruloğlu’nun sorulara anında, belgeleri ile cevap verebilime şansı elbette ki vardı. Toparlanıyoruz Hareketi olarak soruyoruz:

Tahsin Bey, Ombudsman’ın sorduğu sorulara teker teker cevap vererek hem yaptığı işin doğruluğunu hem de hesap verebilirlik konusundaki hassasiyetini ispatlama şansını neden elinin tersi ile itmiştir? Soruları kısaca, sağa sola sapmadan, kişileri itham etmeden cevaplamak çok mu zordur? Ombudsman’ı hedef almak yerine, sorulan sorulara cevap verilse konu derhal kapanmaz mıydı?

Konu çok basittir. Ombusman, görevinin gereği olarak, Ulaştırma Bakanlığı’na ve Bakanlar Kurulu’na 10 tane soru sormuştur. Ulaştırma Bakanı’nın sorulan sorulara cevap vererek halk nazarında güvenirliliğini artırma fırsatına sahip olmasına rağmen yaptığı açıklamalarla seviyesini giderek düşürmektedir. Kendisinden beklenen şeffaflık ve hesap verebilirlik yaklaşımından uzak, saldırgan bir görüntü çizmektedir. Ulaştırma Bakanı basın yoluyla yaptığı;

“Bu şirket Anastasiadis’in oğluyla arkadaş olsa muteber mi olacaktı? Erdoğan’ın oğlu ile arkadaş olması olumsuz bir özellik mi?”

“Belki ombudsmanın içinde, bizlerin bilemediği nedenlerden dolayı, KKTC makamlarıyla hesaplaşma sevdası vardır”

“Ombudsman kendini herşeyin üzerinde görüp, oturduğu yerden fetvalar vererek, sağı solu şaibelendirme, suçlama, kötüleme diye bir görevi olduğunu zannediyor”

“Ombudsman göreve geldiği günden beri bakan suçlamakla zaman geçiriyor”

”Belli ki siyasi nedenlerle birisi Ombudsmanı bu şekilde kullanmış oldu. Ombudsman benden özür dilemelidir” açıklamarıyla gaf üstüne gaf yapmaktadır.

Öte yandan Başbakan Ömer Kalyoncu’nun konuyla ilgili verdiği ilk beyanın anlaşılması çok güçtür. Bu beyan içerisinde Ombudsman’ın sorduğu sorulara hiçbir şekilde izahat verilmemiştir. Buna rağmen, yayınladığımız bildiride kendisinden açıklayıcı bir cevap almak konusunda ümidimizi koruduğumuzu beyan etmiştik. Ancak üzülerek görmekteyiz ki, Başbakan Ömer Kalyoncu, sessizliğini hala daha korumaktadır.

Uzun yıllar boş ve işlevsellikten uzak kalan bir makam eğer tekrardan iş yapıyor hale geliyorsa, bu takdir edilmesi gereken bir durumdur. Kınanacak veya görmezden gelinecek bir durum değildir. Ülkemizde değişim ve reformdan bahseden siyasiler, eski alışkanlıklarından vazgeçmeli, halkın karşısında her zamankinden daha fazla, daha açık ve hesap verebilir olmaya alışmak zorundadırlar.

Tüm bunlar ışığında, Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve Başbakan Ömer Kalyoncu’nun bu süreçte sergiledikleri yaklaşımların, siyasilere güven açısından, kendi hanelerine yazılmış birer eksi not olduğunu düşündüğümüzü ve kendilerinin bu yaklaşımlarıyla hatırlanacaklarını beyan ederiz.

12495220_791838264251422_1087675568302946330_n

Ombudsman Emine Dizdarlı, Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve Başbakan Ömer Kalyoncu’nun cevaplaması gereken bazı sorular sordu. Sorular 3 gün önce sorulmasına rağmen halen cevap verilmemiştir. Toparlanıyoruz Hareketi olarak Ombudsman Emine Dizdarlı’nın sorduğu sorulara DERHAL yanıt verilmesini TALEP EDİYORUZ. İşte sorular:

1. KKTC Ulaştırma Bakanlığı, uhdesine düşen idari sorumluluğu yurt dışında bulunan şirketlere verirken kararını veya bu konuda karar alırken yasalarla belirlenen kriterleri dikkate aldı mı?

2. Hizmet bedeli, On Bir Milyon Dolar olan bu iş ile ilgili neden ihaleye çıkılmadı?

3. Bakanlık tarafından ihaleye çıkılmadığına göre Türkiye Cumhuriyeti’nde kayıtlı bulunan Şirketler bu durumdan nasıl haberdar oldular?

4. Onlar adına elden teklifi kim veya kimler yaptı? İhalesiz ve elden yapılan teklifler ışığında Bakanlık nasıl bir karara vardı?
5.09.12.2014 tarihinde toplam 10,000.-TL sermaye ile kurulan Diamond Green Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi’nin (Sicil no:950385) ve APCO Teknik Müşavirlik ve Taahhüt Anonim Şirketi’nin ( sicil no: 372319) yöneticileri kimlerdir?

6. KKTC Ulaştırma Bakanlığı, hangi referansı veya kıstası göz önünde bulundurarak böyle bir seçim yaptı?

7.Yurt dışında kurulan bu şirketlerle ilgili herhangi bir araştırma yapıldı mı?

8. Yöneticileri ile ilgili iyi karakter belgesi alındı mı?

9. Söz konu şirketten alınan hizmetlere istinaden Devletimize herhangi bir vergi ödenecek mi?

10. Özel bir şirket olan T&T’nin istediği konuda, istediği kişiden ve istediği kalitede hizmet almakta serbest iken, Bakanlığın talebi üzerine ve Bakanlığın seçtiği şirketlere 11,250,000 ABD Doları ödemek zorunda bırakılmasının nedeni nedir?