Toparlanıyoruz

CTP-BG UBP Hükümeti – Hükümet Programi Ne Alemde?

serkan

Toparlanıyoruz Hareketi Başkanı Serkan Mesutoğlu, Yenibakış Gazetesi muhabiri Eniz Orakçıoğlu’nun “Bize hükümet programını dikkate alarak hükümetin 3 aylık icraatlarını değerlendirebilir misiniz?” sorusuna cevaben hükümetin icraatlarını değerlendirdi.

…hükümet programında üç ay içerisinde yapılması vaad edilen işler için zaman henüz dolmadı. Bu yüzden üç ayın dolduğunu kabul edip ona göre eleştiri yapmak haksızlık olacaktır

Bildiğiniz gibi CTP UBP Hükümeti’nin hükümet programı 27 temmuz tarihinde güvenoyu almıştır. Dolayısıyla, hükümet programında üç ay içerisinde yapılması vaad edilen işler için zaman henüz dolmadı. Bu yüzden üç ayın dolduğunu kabul edip ona göre eleştiri yapmak haksızlık olacaktır. Ancak üç ayın dolmasına da oldukça kısa bir süre vardır ve bu kısa süre içerisinde yapılması gereken işler de küçümsenecek işler değildir.

Üç ay boyunca neler yapılması lazım ve ne yapıldı sorularına girmeden önce hükümet programının takvimlendirilmesini bir yönden garip bulduğumu ifade etmek isterim. Hükümet programının 27 temmuz tarihinde güvenoyu aldığını söylemiştik. Hükümet programını okuduğunuzda üç ay içerisinde yürürlüğe koyulacak yasalar olduğu ifade edilmektedir. Fakat bu üç aylık sürenin iki ayının meclisin tatiline denk geldiğini düşününce bazı yasaların nasıl yürürlüğe sokacaklar diye düşündüm ve biraz garipsedim.

Tabii ki meclisin tatilde olması meclis komitelerinin çalışmasına engel değildir. Bunu Meclis Başkanı Sibel Siber de dile getirmişti. Ancak ben komitelerin çalıştığına dair herhangi bir haber duymadım, okumadım. Belki “biz aslında 3 ay çalıştık size de hiç çaktırmadık, buyurun işte 3 ayda geçirmeyi düşündüğümüz yasaları hazırladık” diyerek bize sürpriz yaparlar diye umuyorum.

Hükümet programına gelince…

İlk önce bir aylık hedeflerden bahsedelim. Genel Gıda ve Yem Yasası’nda yer alan Risk Değerlendirme Kurulu’nun bir ay içerisinde oluşturulacağı söylenmişti ve oluşturuldu. Diğer taraftan, gıda güvenliği ile ilgili tüzükler “acilen” çıkarılacağı söylenmekteydi fakat bu “acilen” ne kadar bir süreyi kapsıyor bilmiyoruz. Acilen çıkarılacağı söylenen bu tüzüklerin çıkmaması halinde Risk Değerlendirme Kurulu’nun ne kadar işlevsel olacağı ise bir soru işareti. Bu arada Gıda Mühendisleri Odası Başkanı’nın mevcut mevzuatın yetersiz olduğu, denetimlerin yeterli olmadığı yönündeki beyanlarını hatırlatmakta fayda görürüm.

Bir ay içerisinde bakanlar düzeyinde bir AB Uyum Reform Yönetim Grubu oluşturulacaktı. Oluşturulduğuna dair bir açıklama yapıldığına şahit olmadım. Fakat eğer oluşturulmuşsa dahi buna bir icraat diyemeyiz.

Üç aylık hedeflerin sayısı daha fazaldır. Kamu yönetimi, maliye, ekonomi, tarım, inşaat sektörü, çevre, yükseköğretim başlıkları altında 7 ayrı hedef bulunuyor.

 

“UBP’nin kurultay istihdamlarından sonra bu defa CTP BG’nin KIBTEK’e “namus istihdamları”na şahit olduk… Haksız istihdamlarla ülke insanının vicdanını paramparça eden iki parti sözünde durup üç ay içerisinde istihdam rejimini düzenleyecek yasayı çıkartabilecek mi göreceğiz”

Siyasi partilerimizin yıllarca istihdamı bir oy alma aracı olarak kullandığı herkesin malumudur. Seçim dönemi yaklaştığında veya seçimler bittiğinde, devlet dairelerine niteliğe bakmaksızın istihdamlar yapıldı. Sırf partili olduğu için devlette memur olan yüzlerce kişi vardır. Devlet kaynakları siyasi partiler tarafında yıllarca sömürüldü. 2013 yılının başında UBP’nin kurultay istihdamları toplum vicdanında ciddi yaralar açtı. Sonra hükümet değişti ve CTP BG – DP hükümeti bu istihdam suistimalini ortadan kaldırmak için iyi bir adım atarak “geçici personel istihdamını” ortadan kaldırdı. Fakat hastalık iyileşti mi? Hayır iyileşmedi. Kendini başka yollardan göstermeye devam etti. UBP’nin kurultay istihdamlarından sonra bu defa CTP BG’nin KIBTEK’e “namus istihdamları”na şahit olduk. CTP BG eski genel sekreteri Kutlay Erk, geçtiğimiz sene KIBTEK’e yapılan istihdamları CTP BG’nin namusu olarak ifade etmişti.

İşte bu yozlaşmış zihniyetin hakimiyetini ortadan kaldırılabilmek için gerek kamu tüzel kişilerinde, gerek kamu bankalarında gerekse özel hukuk tüzel kişilerindeki istihdam rejiminin düzgün bir yasal düzenlemeye ihtiyacı vardı. Hükümet programında bu ihtiyacın karşılanması için üç ay içerisinde bir yasal düzenlemenin yürürlüğe gireceği yazmaktadır. Haksız istihdamlarla bu ülke insanının vicdanını paramparça eden iki parti sözünde durup üç ay içerisinde istihdam rejimini düzenleyen yasayı çıkartabilecek mi göreceğiz. Tabii yasayı çıkartmak yetmez bugüne kadar olmadıkları gibi dürüst olup yasayı uygulayacaklar mı o da başka bir sorudur.

Maliye başlığı altında kayıt dışı ekonomi ile mücadele eylem planı üç ay içerisinde yeniden takvimlendirileceği yazmaktadır ancak henüz böyle bir takvimlendirme yapıldığına dair bilgi verilmemiştir. Ayrıca telekominikasyon dairesinin uluslararası bir firma tarafından denetlenmesi için girişim yapılacağı ifade edilmişti ancak bu girişim yapıldı mı; yapıldı ise sonuçlarının ne olduğuna yönelik hiçbir bilgi yoktur.

Üç aylık takvim içerisindeki en önemli vaadlerden biri de İş sağlığı ve güvenliği hakkındaydı. İş sağlığı ve güvenliği konusunda oldukça kötü şeyler yaşandı. Denetim olmadığı için önleyici tedbirler alınmadı ve birçok çalışan yaralandı ve öldü. Çalışma Dairesi’nde personel sıkıntısı olduğu ve denetimlerin bu yüzden etkin bir şekilde yapılamadığ hep dillendirilmekteydi. Bu sorunu aşabilmek için özelde çalışan iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının devreye sokulması yönünde bir düşünce vardı ve basından takip edebildiğim kadarıyla gerekli düzenlemeler yapıldı ve ağustosdan itibaren faaliyetler başladı.

DAÜ’nün özerk ve demokratik bir üniversite haline getirilmesi yıllardır dillendirilmektedir. Buna uygun olarak da hazırda bekleyen bir yasa tasarısı olduğunu biliyorum. Geriye sadece mecliste bu yasayı geçirmek kalıyor. Yıllardır aynı sorun dillendirilmesin ve bu soruna cevap verecek bir tasarı olmasına rağmen hedeflendiği gibi üç ay içerisinde, yani bu ay sonuna kadar, bu yasa geçmezse hükümetin samimiyeti sorgulanır hale gelecektir.

 

Hükümet programında yer alan hedefler dışında neler yapıldığını kısaca değerlendirebilir misiniz?

Bir de hükümet programında yer almayan fakat yapılan işler vardır. Mesela ne vardır? Bol bol görevden alma ve göreve atama vardır. Hükümet 3 ay içerisinde ne yaptı diye sorulduğunda aklıma ilk gelen bu görevden alma ve atamalardır. Bu görevden almalardan birinde Başbakan Kalyoncu’nun acı itirafı aslında mevcut siyasilerin nasıl bir vizyona sahip olduklarını, kurumların değil koltukların kendileri için önemli olduğunu göstermektedir. Hükümet, kişinin görevini iyi bir şekilde icra edip etmediğine bakmaksızın sırf kendi yandaşlarını koltuğa oturtmak adına görevden almalar yapmıştır. Aklıma CTP BG – UBP hükümeti kurulduğunda söylenen “ilkeler hükümeti olacağız” ve “ilkelerimiz uyulmadığını görürsek koalisyonu bozmasını biliriz” cümleleri geliyor. Bu atamalar ve görevden almalar neyle bağdaşır? Partizanlık, adam kayırmacılık ve kurumların devamlılığına dair olan inançsızlıkla bağdaşır. Bunlar kabul edilebilecek şeyler değildir ama belli ki koalisyon ortakları için birer ilke haline gelmiştir.

CTP BG ve UBP’nin bu koalisyonu iyi değerlendirmesi gerekiyor fakat geçtiğimiz üç aya yakın süreç pek de umut verici değildir. Her iki parti de toplumda kendilerine karşı oluşmuş olan olumsuz intibanın farkındadırlar. Ya bu ortaklık hükümetini, programlarına sadık kalarak ve ilkeli bir şekilde iyi değerlendirip toparlancaklar ya da ilkesiz adımlara devam edip bir sonraki seçimde bunun karşılığını alacaklardır.

Comments

comments

Yazar Hakkında Tüm yazıları gör

Toparlanıyoruz