Toparlanıyoruz

Hükümet kendi irademize dayalı bir gelecek istiyor mu?

Toparlanıyoruz Hareketi kısa bir süre önce yayınladığı basın bildirisinde, KKTC’de bir “TC Gençlik ve Spor (GSB) Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisi” kurulmasına dair TC ile yapılan bir uluslararası anlaşmayı Meclis’in onayına sunmadan hukuka aykırı bir şekilde yürürlüğe koyduğu için, KKTC Hükümeti’ni eleştirmişti. Konu ile ilgili yeni bir açıklama yapan Toparlanıyoruz Hareket, açıklamasında şu konulara değindi:

Bildiride, anlaşma ile Koordinasyon Ofisi’ne “Türkiye’de GSB tarafından gerçekleştirilen program ve projelerden KKTC tarafından uygun görülenlerin yürütülmesi” ve “KKTC’de yaşayan gençlere ve engellilere yönelik ihtiyaçların saptanması” gibi görevler verildiği ve bunun anlamının hükümetin kendi bazı yükümlülüklerini fiilen bir başka ülkenin hükümetine devretmesi olduğu dile getirilmişti.

Bildiride, “hükümetin bu yaklaşımının en iyi iyimser bakışla üzerlerindeki yönetme sorumluluğunu hafifletme isteği” olduğu söylenerek hükümete aşağıdaki sert eleştiri getirilmişti:

“Siz kendi ülkenizin insanının, gençlerinin ve engellilerinin ihtiyaçlarını saptamaktan aciz misiniz? Siz gençlik ve spor alanlarında kendi ülkenize uygun program ve projeler geliştirme ve bunları yürütme ehliyetinden yoksun musunuz? Bu işleri bir başka ülkenin gençlik ve spor bakanlığına havale etmekte beis görmediğinize göre bu soruların cevabı ‘evet’ olsa gerektir. O zaman size bir sorumuz daha var: siz ‘ibrikçi başı’ mısınız?”

Toparlanıyoruz Hareketi, dünkü yeni açıklamasında ise şunları anlattı:

“Hükümet Programı’nda hükümetin, ‘Türkiye Cumhuriyeti ve tüm diğer ülke ve uluslararası kuruluşlar ile her alandasağlıklı ilişkileri ve toplumsal onurumuzu gözeten saygı ve eşitlik yanlısı yaklaşımları önemsemekte’ olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda hükümet programı içerisinde,

  • Merkez Bankası’nın yönetimi doğrudan doğruya K.K.T.C. yetkili makamları tarafından atanacaktır.

  • Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın K.K.T.C. yurttaşlarından olması sağlanacaktır.

  • Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı’nın K.K.T.C. yurttaşlarından olması sağlanacaktır.

gibi hedefler yer almaktadır. Ancak hükümetin, Meclis’i baypas ederek hukuka aykırı bir şekilde yürürlüğe koyduğu ‘Koordinasyon Ofisi’ anlaşmasına bakıldığında, aslında hükümetin halk iradesine sahip çıkmak gibi bir kaygısı bulunduğunu söylemek oldukça zordur.”

Toparlanıyoruz Hareketi bu açıklamasında, hükümetin “toplumsal onurumuzu gözeten saygı ve eşitlik yanlısı yaklaşımları” ilerletmek konusundaki “kararlılığını” ve Hükümet Programı’ndaki bu hedeflerin tam olarak ne anlama geldiğini saptayabilmek için KKTC Başbakanlığı’na bilgi edinme başvurusunda bulunduklarını da ifade etti.

İşte Toparlanıyoruz Hareketi’nin soruları:

  1. Hükümet Programı’nda K.K.T.C. Merkez Bankası’nın yönetiminin doğrudan doğruya K.K.T.C. yetkili makamları tarafından atanacağına dair bir hedef vardır. Ancak 41/2001 Sayılı Yasa incelendiğinde, K.K.T.C. Merkez Bankası yönetimini atama yetkisinin halihazırda doğrudan doğruya K.K.T.C. yetkili makamlarında olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu hedefle ne anlatılmak istenmektedir?

  2. 29/1976 Sayılı Güvenlik Kuvvetleri’nin Kuruluşu, Görev ve Yetkiler Yasası, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın K.K.T.C. yurttaşlarından olmasını engelleyen herhangi bir düzenleme içermekte midir?

  3. 3/1972 Sayılı Sivil Savunma Yasası, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı’nın K.K.T.C. yurttaşlarından olmasını engelleyen herhangi bir düzenleme içermekte midir?

  4. Eğer K.K.T.C. Merkez Bankası yönetimi şu anda doğrudan doğruya K.K.T.C. yetkili makamları tarafından atanmıyorsa, bu atamalara ilişkin mevcut uygulama nedir?

  5. Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın atanmasına ilişkin mevzuat ve/veya uygulama nedir?

  6. Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı’nın atanmasına ilişkin mevzuat ve/veya uygulama nedir?

  7. Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın ve Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı’nın K.K.T.C. yurttaşlarından olması için hükümetin bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalar nedir?

Toparlanıyoruz Hareketi, yukarıdaki sorulara karşılık Başbakanlık’tan aydınlatıcı bir bilgi ve/veya belge gelmediği için konuyu Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’na taşıdıklarını ve Kurul’un kararını kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı.

Comments

comments

Yazar Hakkında Tüm yazıları gör

Toparlanıyoruz